Çocuğun Babasından Karşılaması Gereken Sekiz Temel İhtiyacı

1. SEVGI : Baba çocuğuna olan sevgisini soylemekle yetinmek yerine bunu ona davranışlariyla da göstermelidir. Randevu saatine gecikmemek, cocugun spor etkinligi veya okul gösterilerini kaçırmadan orada bulunmak, çocuğun sevildiğine inanıp güvenmesi için çok gereklidir.

2. ZAMAN: Toplum erkekten cok calisip cok kazanmasini beklerken, evde zaman gecirmesine pek sicak bakmaz. Bu yuzden bir baba evde zaman gecirmekten rahatsiz olabilir. Oysa cocuk babayla yeterli ve kaliteli zaman gecirmeye ihtiyac duyar.

3. ÖVGÜ: Cocuk ogretmenlerinden, arkadas ve akrabalarindan ovgu alsa bile, babasinin kendisiyle gurur duydugunu gormek ister. Spordaki basarilarini, derslerdeki basarilarini sik sik ovmeniz onun kendisinle gurur duyan ozguvenli bir birey olmasi icin cok onemlidir.

4. ÖZGÜVEN: Cocuklariniz icin surekli endise duymaniz onlarin kendilerine olan guvenlerini sarsar. Sizden uzaktayken onlarin baslarinin caresine bakacaklari konusunda endise duymadiginizi belirtmeniz gerekir.

5. SINIRLAR: Sosyal davranislar konusunda sinirlar belirlenerek onlara kabul edilebilir bir birey olmalari ogretilmelidir. Cocuk kendi icsel sinirlarini, ebeveynlerinin cizdigi dis sinirlar yardimiyla belirler.

6. YAPTIRIM: Sınırlar ihlal edildiğinde bunun sonucu ne ile karsilasacagi ogretilmezse, sadece konusmak bir ise yaramaz. Yasina gore cocuga davranisinin bedeli odetilmelidir. Bu ona siddet uygulamak degil, anlayabilecegi bir ceza vermek olmalidir. 3-5 yasindaki kavga eden kardeslerin ayri odalarda 5 dakika kadar tutulup neyi yanlis yaptiklarini dusunmelerini saglamak, 10 yasindaki cocuk sokaktan eve gec geldiginde TV izlemesini yasaklamak gibi.

7. TUTARLILIK: Cocuga verilen sozler mutlaka yerine getirilmelidir. Saat altida alip yemege gotureceginizi soylediginiz cocuk sizi sekize kadar beklerse kendisini degersiz hissedecektir. Suc islediginde odemesi gereken bedel ihmal edildiginde tehditlerinize onem vermeyecektir.

8. YAŞITLARIYLA İLİŞKİ: Cocugun akranlariyla zaman gecirmesi desteklenmelidir. Sizinle gorusmesi gereken zamanda da olsa arkadaslarinla program yapmasini hos gormelisiniz.

Baba Olmanın Dört Gerçeği

1. Baba, çocuğun hayatında yol gösteren etkenlerden sadece bir tanesidir. Anne, öğretmenler, arkadaşlar, televizyon vs. gibi örneklerin arasında yer alan seslerden sadece biridir. Birden fazla cocugu olan babalarin cok iyi bildigi gibi her cocuk farkli bir ailede yetismis gibi kendi kisiligini olusturur. Yani baba tek ornekleme olarak cocugun karakterine damga vuramaz.
2. Her yaÅŸ gurubundaki cocuga ayni sekilde babalik yapmamalisiniz. Bir bebegin daha sefkatli bir babaliga ihtiyaci varken, ergenlik oncesi ya da sonrasi bir cocuk babasindan daha farkli duygusal, sosyal ve psikolojik destege ihtiyac duyar.
3. Buyudukce cocuklarin ozgurluk istekleri artar. Hangi yasta ne kadar ozgurluk taninmasi gerektigini bilmek, babaligin zorluklarindan biridir. Cocuk risk almaya cesaretlendirilirken, sinirlarini da bilmelidir.
4. Her çocuğun kişiliği farklıdir. Öğrenme kapasitesi, strese, zorluğa dayanıklılığı, girişkenliği, ilgi alanlari gibi bir çok farklılıklar gösterirler ve siz her çocuğa aynı şekilde babalık yapamazsınız.

Dört Farkli Baba Tipi

1. Cocuklarin farkli olmasi gibi her babanin da kisiligi ayridir. Tipik babalik yontemlerinden ilki otoriter babaliktir. Baba koydugu kurallara sorgusuz sualsiz uyulmasini bekler. Bu stil sevgi ve sefkatle desteklenmezse cocuk neden zorlandigini anlayamaz ve babaya darginlik duyar. Bu stilin avantaji sosyal parametrelere uygun ve duzenli aile anlayisi gelismis birey yetistirmektir. Dezavantaji, kendi dogrularini bulmak yerine empoze edilen kurallara hemen uyma tembelligini secen bireyler yetismesidir. Cocuk hatalardan ogrenmek yerine, ona ogretilenlerle sinirli kalir, bir yetiskin oldugunda kendi kararlarini veremez.

2. Diger bir babalik ÅŸekli cok hoÅŸgorulu olmaktir. CocuÄŸa her istediÄŸi verilir, onu mutlu edecek her yol denenir. Bu cocuklar kendi yollarini cizemez yetiskin olduklarinda hedef belirleyemezler. Cocugun baba tarafindan belirlenmis sinirlara da ihtiyaci vardir.

3. Yukaridaki babalik sekline yakin bir digeri de yine cok hosgorulu olmak ama cocugun nerde ne yaptigi ile hic ilgilenmemektir. Isi ve kendi ozel hayatiyla cok fazla mesgul babalar cok gec oluncaya kadar olanlardan habersiz kalir ve cocuk babasinin ve kendisinin gozunde degersiz oldugunu dusunur. Buna babalik yontemi yerine kisaca babalik yapmamak da denebilir.

4. Hoşgörülü-otoriter baba çocuğa hayatı kendi basina öğrenme özgurlugu tanırken, aynı zamanda belli sınırlar koyar. Bu cocuklar gelisme ozgurlugunu ve baba otoritesinin yol gosterici etkisini birlikte yaşar, daha iyi yetişirler.

Kaynak:
“Divorced Dad’s Survival Book /
How to Stay Connected With Your Kids”
Yazarlar : David Knox PhD, Kermit Leggett

NÖBETÇİ AİLE  MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’ NE

DAVACI                     :

VEKİLİ                                   :

DAVALI                      :

KONU                          :  MK.166 / son maddesi gereği boşanma talebidir.

AÇIKLAMALAR         :

1- Müvekkilim ile davalı …. yılında evlenmiÅŸlerdir.Tarafların ….doÄŸumlu Öz…, 1…. doÄŸumlu …em adında müşterek çocukları bulunmaktadır.

2- Müvekkilim karşı yan ile görücü usulü ile evlenmiş bulunmaktadır. Her iki taraf da başlangıçtan beri birbirlerini istememişler ancak ailelerin ve akrabalarının baskısın dayanamayarak bu evlilik kararına onay vermek zorunda kalmışlardır.Evliliğin ilk dönemlerinde,  geçim zorlukları,  çocuklarının bakım ve eğitimi için mücadele eden taraflar arasında, zaman içerisinde giderek artan boyutlarda sorunlar yaşanmaya başlamıştır.

3- Müvekkilim öğretmenlik  yaparken ( şu anda emekli ), yaşam koşullarını bir nebze daha iyileştirebilme adına ikinci işlerde çalışmaktadır. Buna karşılık o dönemde ev hanımı olan davalı taraftan gerekli anlayış, ilgi ve desteği görememiştir.

4- Eşler arasındaki uyumsuzluk, tarafların ve çocuklarının ortak yaşamının onarılmaz yaralar almasına neden olmuş, birlikte yaşam çekilmez hale gelmiştir. Bunun sonucunda müvekkilim tarafından boşanma davası açılmıştır.

…… . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ….. E- ….. K. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda, boÅŸanmaya karar verilebilmesi için  yeterli kanaat oluÅŸmadığından DAVANIN  REDDİNE  karar verilmiÅŸtir.

Verilen karar ………..tarihinde KESİNLEÅžMİŞTİR.

5- Taraflar, dava tarihinden beri ayrı yaşamaktadırlar. Boşanma davası red edilmesine rağmen, evlilik birliğini  sürdürme isteği duymamış ve bu amaçla hiçbir şekilde bir araya gelmemişlerdir.

6- Tarafların müşterek çocukları sürekli olarak müvekkilin yanında yaşamışlar, her türlü  gereksinimleri müvekkilim  tarafından severek ve isteyerek karşılanmıştır

7- Müvekkilim, davalı eÅŸi tarafından nafaka borcu nedeniyle İCRA TAKİBİNE maruz bırakılmış, müşterek çocukları ……M ile birlikte yaÅŸadıkları evde haciz iÅŸlemi yapılmıştır.

Mahkeme ilamında KESİNLEÅžME TARİHİNE KADAR nafakaya hükmedilmiÅŸ olduÄŸu halde, KESİNLEÅžME TARİHİNDEN SONRA DA -yanında kalmasına raÄŸmen- müşterek çocukları ……..M  ve DAVALI EŞİ İÇİN yıllarca nafaka ödemiÅŸtir.

Davalı bu arada işe girmiş ve halen de çalışmaktadır. Başka bir ifade ile kendi geçimini sağlayabilecek durumdadır.

8- Davalı yan, müvekkilimin YASAL BİR ZORUNLULUK olmadığını bilmeden ödemeye devam ettiği nafakayı, yıllarca alıp kullanmış, kötü niyetini adeta tescil eder şekilde davranmıştır.

Yapılan açıklamalar doÄŸrultusunda  tarafların boÅŸanmalarına, müşterek çocukları ……..M’ in velayetinin davacı müvekkile verilmesine karar verilmesi istemiyle, Sayın Mahkemenize  baÅŸvuru gereÄŸi duyulmuÅŸtur.

YASAL NEDENLER           : MK.166 / son maddesi,, sair yasal mevzuat.

KANITLAR                : ………. K. sayılı dosyası, …….. icra dosyası, tanık anlatımları, nüfus kayıtları, sair her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM   : Sunulan nedenlerle;

1- Tarafların BOŞANMALARINA,

2- Müşterek çocukları ………m’ in velayetinin müvekkilime verilmesine,

3- Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini,

Müvekkilim adına saygı ile arz ve talep ederim.

E k i     :

Vekaletname sureti DAVACI VEKİLİ

Cum
19
Haz
18:00

İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre ve birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli dikkate alınarak takdir edilir. İştirak nafakasının artırılması davasında, davalının gelir durumu tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edildikten sonra, tarafların iktisadi durumuna göre çocukların özel okula gönderilmesinde ısrar edilmesinin tarafların durumuna uygun olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç dairesinde küçüklerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekir.

Yargıtay Kararı
T.C. Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi
Esas No: 2004/14293 Karar No: 2004/14078 Tarihi: 20.12.2004

• İştirak Nafakası
• Özel Okul Giderlerinin Nafaka ile Karşılanması
• Nafaka Artırım Oranı
• İştirak Nafakasının Belirlenmesi

ÖZET :
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre ve birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli dikkate alınarak takdir edilir. İştirak nafakasının artırılması davasında, davalının gelir durumu tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edildikten sonra, tarafların iktisadi durumuna göre çocukların özel okula gönderilmesinde ısrar edilmesinin tarafların durumuna uygun olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç dairesinde küçüklerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca, gelecek yıllar için de nafaka artırımı talep edilmesi halinde, Devlet İstatistik Enstitüsünce açıklanan TEFE artış oranında artırım yapılması uygundur.

(4721 s. m. 176/5, 182)

TAM METİN :
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; velayeti anneye verilen çocuklar için halen ödenmekte olan toplam; 90.000.000 lira iÅŸtirak nafakasının artırılarak her bir çocuk için 1.000.000.000 liraya yükseltilmesine karar verilmesini ayrıca, TMK’nın 176. maddesinin 5. paragrafı gereÄŸince artış öngörülmesine ve özel okul ücreti olarak 7.184.000.000 liranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiÅŸtir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle; velayeti davacıya verilen müşterek çocukların her biri için aylık nafakanın 400.000.000 liraya yükseltilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmektedir.
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca, nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davacı annenin çalışmadığı ve bir gelirinin bulunmadığı; davalının ise, beyaz eşya ticareti ile uğraştığı yaklaşık aylık 1.000.000.000 lira kazancının bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf, davalının gelirinin daha yüksek olduğunu ve gayrimenkulleri bulunduğunu iddia etmektedir. Mahkemece; davacı iddiası araştırılarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalının gelir durumu tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edildikten sonra, tarafların iktisadi durumuna göre çocukların özel okula gönderilmesinde ısrar edilmesinin tarafların durumuna uygun olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç dairesinde küçüklerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Yargıtay’ın yerleÅŸmiÅŸ içtihatlarına göre; gelecek yıllar için de nafaka artırımı talep edilmesi halinde, Devlet İstatistik Enstitüsünce açıklanan TEFE artış oranında artırım yapılmasının uygun olacağı kabul edilmektedir. Mahkemece, “tarafların ilerleyen yıllardaki sosyal ve ekonomik durumlarındaki deÄŸiÅŸimin bugünden belirlenmesinin mümkün olmadığından bahisle” gelecek yıllar için artış talebinin reddine karar verilmiÅŸ olması da doÄŸru deÄŸildir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı ÅŸekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduÄŸundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereÄŸince BOZULMASINA ve peÅŸin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliÄŸiyle karar verildi.

Web Stats